Apartman ve site yaşamının en ezeli komşuluk krizlerinden biri olan “kapı önü işgali” konusunda yasal sınırlar netleşti. Yıllardır “Kendi kapımın önü, istediğimi koyarım” mantığıyla sahanlıklara yerleştirilen ayakkabılıklar, bisikletler, pusetler ve koli birikintileri artık mahkeme kararıyla tahliye ediliyor.
İşin hukuki boyutunda iki temel dayanak bulunuyor: Kat Mülkiyeti Kanunu ve Binaların Yangın Korunması Hakkında Yönetmelik. Kanuna göre dairelerin dışındaki koridorlar, merdiven boşlukları ve sahanlıklar “ortak alan” kabul ediliyor. Bu alanların kişisel depolama alanı olarak kullanılması yasak. Daha da önemlisi, acil durumlarda tahliye yollarının açık kalması gerektiğinden, kapı önüne koyulan her türlü eşya yangın ve deprem gibi felaketlerde kaçışı zorlaştıran birer engel olarak değerlendiriliyor.

Üstelik bu kuralın uygulanması için bina çoğunluğunun kararı da şart değil. Koku, hijyen, estetik ya da güvenlik gerekçesiyle rahatsızlık duyan tek bir komşunun bile yapacağı resmi şikayet, konunun yargıya taşınması ve eşyaların zorla tahliye ettirilmesi için yeterli oluyor.
Yani komşunuzla aranızın bozulmasını istemiyorsanız ya da icra kapınıza dayanmadan önlem almak istiyorsanız, ayakkabılığı daire kapısının iç tarafına almanın vakti geldi de geçiyor.

