Son Gelişme: Çin’de Maraton Koşusunda Robotlar İnsanlardan daha hızlı derece yaparak dünya rekoru kırdı.
ChatGPT’ye soru sormak, yapay zekâyla metin yazmak ya da müzik ürettirmek artık sıradan bir deneyim haline geldi. Ama teknoloji çok daha büyük bir sıçramanın eşiğinde: Yapay zekâ artık fiziksel dünyaya çıkıyor.
“Fiziksel yapay zekâ” kavramı, bu teknolojinin yazılım sınırlarını aşıp gerçek nesnelere, makinelere ve robotlara entegre edilmesini tanımlıyor. Algılayabilen, hareket edebilen ve çevresine göre karar verebilen sistemler artık yalnızca laboratuvar ortamlarında değil, günlük yaşamda görünür olmaya başlıyor.
Bu alandaki en somut örnekler şunlar: Sürücüsüz araçlar bu kategorinin en yaygın bilinen temsilcisi. Algılama, işleme ve karar verme döngüsünü saniyeler içinde tamamlayan bu araçlar artık test sahalarından çıkıp gerçek trafiğe iniyor. Fabrikalarda görev yapan insansı robotlar, montaj ve üretim hatlarında insan işgücünün yanında çalışmaya başladı. Dış iskeletler ise askeri ve endüstriyel kullanımdan bireysel performansa doğru evrilirken yaşlı ve engelli bireylerin hareketliliğini destekleyen yeni modeller geliştiriliyor.
Türkiye bu dönüşümde nerede? TOGG’un otonom sürüş altyapısına yaptığı yatırımlar, Aselsan ve diğer savunma sanayii şirketlerinin insansız sistemlerdeki çalışmaları ile üniversitelerin robotik araştırmaları bu sorunun cevapları arasında. Henüz mesafe kat edilmesi gereken bir yolun başındayız, ancak küresel trendin dışında değiliz.
Fiziksel yapay zekâ, önümüzdeki on yılın en dönüştürücü teknoloji alanı olarak değerlendiriliyor.

