Enerji piyasalarını uzun süre gergin tutan Orta Doğu krizinin bir halkası, beklenmedik bir gelişmeyle çözüldü. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açma kararının ardından Brent ham petrolün fiyatı kısa sürede yüzde 11’in üzerinde geriledi ve varil başına 87 dolar seviyelerine indi.
Bu düşüş küçümsenmeyecek bir haberdir. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği kritik bir su yoludur. Boğazın fiilen kapatılması ya da tehdit altında tutulması küresel enerji piyasalarında risk primini sürekli yüksek tutuyordu. Bu riskin azalmasıyla birlikte spekülatif yükselişler de geri çekildi.
Türkiye bu tablodan nasıl etkilenecek? Ülkemiz petrolünü tamamen ithal eden bir ülke. Ham petrol fiyatlarındaki düşüş, rafinerilerin alım maliyetini düşürür ve teorik olarak pompaya olumlu yansır. Ancak uygulamada bu yansıma birkaç değişkene bağlı.
Birincisi döviz kuru. Türkiye petrolünü dolar cinsinden satın aldığı için kur ne kadarsa pompaya yansıma da ona göre şekillenir. İkincisi vergi politikası. ÖTV ve KDV sabit kaldığı sürece ham petrol düşüşünün ancak bir kısmı tüketiciye aktarılır. Üçüncüsü ise düşüşün kalıcılığı. Piyasa analistleri, jeopolitik gelişmelerin bu tür düşüşleri hızla geri alabileceğine dikkat çekiyor.
Akaryakıt fiyatlarında olası bir düzeltme, ulaşım maliyetlerini, enflasyonu ve tüketici harcamalarını doğrudan etkileyeceği için vatandaşlar ve işletmeler için yakından takip edilmesi gereken bir başlık.

