Her yıl 23 Nisan geldiğinde okullarda şiirler okunur, törenlerde bayraklar dalgalanır. Ama bu günün ardındaki hikaye, pek çoğumuzun bildiğinden çok daha derin ve anlamlı.
23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi kapılarını açtı. Kurtuluş Savaşı’nın tam da ateş hattında, düşman işgali altındaki bir coğrafyada, milletin temsilcileri bir araya gelerek egemenliği padişahtan alıp millete devretme kararı aldı. Bu, hem siyasi hem sembolik olarak devasa bir kırılma noktasıydı.

1927 yılında Mustafa Kemal Atatürk bu günü Dünya Çocuk Bayramı ilan etti. Bu karar, göründüğü kadar basit değil. Atatürk’ün mesajı açıktı: Egemenlik millete aittir ve milletin geleceği çocuklardır. Bugünü çocuklara armağan etmek, cumhuriyetin temel değerini en küçük bireylerde içselleştirme iradesinin somut ifadesiydi.
1979’da bu gün uluslararası bir boyut kazandı. Türkiye’nin girişimiyle TBMM bünyesinde başlatılan Uluslararası Çocuk Festivali, bugün 30’dan fazla ülkeden çocukların Ankara’da bir araya geldiği renkli bir etkinliğe dönüştü.
107 yıl sonra, 23 Nisan yalnızca bir tatil günü değil. Egemenlik bilincinin, demokrasinin ve gelecek umudunun yıllık olarak yeniden hatırlandığı, bir milletin en değerli varlığını onurlandırdığı bir gün.

